<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Garip Ama Gerçek</title>
	<atom:link href="http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.garipamagercek.net</link>
	<description>Garip Ama Gerçek, Garip Olaylar, Enteresan olaylar, ister inan ister inanma</description>
	<lastBuildDate>Thu, 01 Jul 2010 10:22:22 +0000</lastBuildDate>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
	<generator>http://wordpress.org/?v=3.0.1</generator>
		<item>
		<title>13 bin dolarlık saç</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=925</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=925#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 01 Jul 2010 10:05:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Manset]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=925</guid>
		<description><![CDATA[Napoleon Bonaparte&#8217;ın 1821&#8242;deki ölümünden bir gün sonra ileri görüşlü bir İngiliz subayı, Napoleon&#8217;un kafasından bir tutam saç kesmişti. Geçtiğimiz günlerde (30 Haziran 2010) bu bir tutam tarih bir açık artırmada 13.000 ABD Dolarına satıldı. Bu saç tutamı, aslında 100 bin dolarlık bir Napoleon hatıraları koleksiyonunun parçasıydı. Söz konusu saç tutamı Denzil Ibbetson tarafından Güney Atlantik [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Napoleon Bonaparte&#8217;ın 1821&#8242;deki ölümünden bir gün sonra ileri görüşlü bir İngiliz subayı, Napoleon&#8217;un kafasından bir tutam saç kesmişti. Geçtiğimiz günlerde (30 Haziran 2010) bu bir tutam tarih bir açık artırmada 13.000  ABD Dolarına satıldı.</p>
<p>Bu saç tutamı, aslında 100 bin dolarlık bir Napoleon hatıraları koleksiyonunun parçasıydı.</p>
<p>Söz konusu saç tutamı Denzil Ibbetson tarafından Güney Atlantik Adası St. Helena&#8217;da kesilmişti. Napoleon, 1815&#8242;deki Waterloo yenilgisinden sonra İngilizler tarafından buraya sürgüne gönderilmişti.</p>
<p>Aynı zamanda başarılı bir ressam da olan Ibbetson, burada eski imparatorun ölüm döşeğindeyken resimlerini de yapmıştı. </p>
<p>Ibbetson ayrıca Napoleon&#8217;la bir çok konuda sohbet etmişti. Bunları da bir deftere yazmıştı. Bu günlük de aynı açık artırmada 6,600 dolara satılmış.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=925</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Çikolata havuzu</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=912</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=912#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 10:03:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Garip Haberler]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme-İçme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=912</guid>
		<description><![CDATA[Bu havuz çocuklar için bir rüyanın gerçeğe dönüşmesi gibi... Fakat büyükler için acaba aynı durum geçerli mi?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Tokyo&#8217;nun batısındaki Hakone Yunessun&#8217;daki bir &#8220;çikolata spa&#8221;sında ziyaretçiler yüzlerine çikolata sosu sürüyorlar. Çocukların tuvalet ihtiyaçlarını gidermek konusunda ne kadar pratik olduğunu bilen birinin, herhalde buradaki çikolata sosundan yemeden önce biraz düşünmesi gerekir.</p>
<p><a href="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/Garip_ama_gercek_ana_manset_012.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-911" title="Garip_ama_gercek_ana_manset_01" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/Garip_ama_gercek_ana_manset_012.jpg" alt="" width="576" height="320" /></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=912</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Köprüden sallandırılan hayvanlar</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=906</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=906#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 23 Feb 2010 09:48:49 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=906</guid>
		<description><![CDATA[İklim değişikliğinin olumsuz etkilerine dikkat çekmek isteyen Tayvanlı sanatçı, gerçekleştirdiği sanatsal proje ile bunu gerçekten başardı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Doğal ortamlarından bir kutup ayısıyla pengueni aynı ortamda pek göremezsiniz. Fakat Londra&#8217;daki Milenyum köprüsündeki bu sanatsal &#8220;intihar&#8221;da bu ikili bir araya getirilmiş. Tayvanlı sanatçı Vincent Huang bu dikkat çekici projesinde, iklim değişikliğine dikkat çekmek istemiş.</p>
<p><a href="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/Garip_ama_gercek_ana_manset_021.jpg"><img class="aligncenter size-full wp-image-907" title="Garip_ama_gercek_ana_manset_02" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/Garip_ama_gercek_ana_manset_021.jpg" alt="" width="576" height="320" /></a></p>
<p><a href="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/Garip_ama_gercek_sag_kolon_012.jpg"></a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=906</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kardan Fare!</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=894</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=894#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 03 Feb 2010 15:29:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlü kişiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=894</guid>
		<description><![CDATA[Kar yağınca genelde herkes klasik kardan adam yapar: havuçtan burun, kömürden ağız ve gözler&#8230; Fakat  Walt Disney bu işin içine girerse, ortaya çıkan şey ancak bir kardan fare olur(du)! Miki Fare karakteri Walt Disney tarafından 1928&#8242;de yaratılmıştı. Zamanla Disney&#8217;in sembolü haline gelecek bu sevimli fareyi ilk yıllarda Walt Disney seslendirmişti. Disney bundan ayrı bir keyif [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Kar yağınca genelde herkes klasik kardan adam yapar: havuçtan burun, kömürden ağız ve gözler&#8230; Fakat  Walt Disney bu işin içine girerse, ortaya çıkan şey ancak bir kardan fare olur(du)!</p>
<p>Miki Fare karakteri Walt Disney tarafından 1928&#8242;de yaratılmıştı. Zamanla Disney&#8217;in sembolü haline gelecek bu sevimli fareyi ilk yıllarda Walt Disney seslendirmişti. Disney bundan ayrı bir keyif alıyordu.</p>
<p>Miki Fare&#8217;nin ortaya çıktığı ilk yıllarda Walt Disney henüz bir iş adamı kimliğine bürünmemişti. Birçok insanın zaman kaybı olarak gördüğü çeşitli etkinliklere katılabilme fırsatı buluyordu. 1933&#8242;ün Ocak ayında da Walt Disney, çocuklar arasında düzenlenen &#8220;kardan fare yapma yarışması&#8221;na jüri üyesi olarak katılmıştı. Yarışmada da aşağıdaki fotoğrafta gördüğünüz küçük kızın yaptığı kardan fare birinci olmuş. Disney de küçük kız ve onun yaptığı eserle kameralara aşağıdaki pozu vermiş. Aslında kara şekil vermenin çok da kolay olmadığını düşürsek küçük kızın gerçekten güzel bir çalışma yaptığını söyleyebiliriz. Birinciliği gerçekten de hakketmiş.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-895" title="U211839ACME" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/kardanfare.jpg" alt="U211839ACME" width="514" height="417" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=894</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bornozlu adam eskiden ne yapardı?</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=874</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=874#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 02 Feb 2010 13:55:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Sanat]]></category>
		<category><![CDATA[Ünlü kişiler]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=874</guid>
		<description><![CDATA[Hugh Hefner. ona "bornozlu adam" da diyebiliriz. Playboy dergisinin patronu Hugh'u, bornoz dışında birşey giyerken gören herhalde pek olmamıştır. Onun eskiden ne yaptığı biliyor musunuz peki? Bornoz satışı diyenler yanıldılar. Okumaya devam edin...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Hugh Hefner. Ona &#8220;bornozlu adam&#8221; da diyebiliriz. Playboy dergisinin patronu Hugh&#8217;u, bornoz dışında birşey giyerken gören herhalde pek olmamıştır. </p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-875" title="poker 180508" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/hugh.jpg" alt="poker 180508" width="300" height="353" /></p>
<p>Hugh Hefner, Playboy&#8217;da hikaye, karikatür, röportaj vs. gibi farklı içeriklere de yer vererek benzer dergilerden farklılaşmayı başarmıştı.  ABD&#8217;li birçok ünlü yazarın ilk yazıları burada yayımlanmıştır.</p>
<p>Peki bornozlu adam&#8217;ın eskiden karikatüristlik yaptığını biliyor muydunuz? Onun bir zamanlar SHAFT için yaptığı karikatürlerden birini aşağıda görüyorsunuz. Hefner bu karikatürde, klişe haline gelmiş bir konuyu çizmiş. Fakat sempatik çizgileriyle Hefner okuyucuların yüzüznde bir tebessüm bırakmayı başarıyor. Hefner karikatüre devam etse başarılı olur muydu bilemeyiz. Ama onda bu iş zekası olduktan sonra belki de Hefner büyüklerin Walt Disney&#8217;i olabilirdi&#8230;</p>
<p style="text-align: center;"><img class="aligncenter size-full wp-image-890" title="hefner_karika" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2010/02/hefner_karika.jpg" alt="hefner_karika" width="600" height="727" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=874</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Noel ağacı nedir?</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=867</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=867#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 31 Dec 2009 07:57:33 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=867</guid>
		<description><![CDATA[Bizim “yılbaşı ağacı” dediğimiz “Noel ağacı”nın geçmişi 7. yüzyıla kadar gitmektedir. Almanya’ya gelen bir keşiş, burada Hıristiyanlıkla ilgili birçok faydalı çalışmalar yapar. Efsaneye göre ilk noel ağacını da o yapar. Keşiş, süslemek için köknar ağacını seçer. Çünkü ona göre köknarın üçgen biçimi Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’u temsil etmektedir. Keşişten etkilen insanlar, köknarı “Tanrı’nın ağacı” [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bizim “yılbaşı ağacı” dediğimiz “Noel ağacı”nın geçmişi 7. yüzyıla kadar gitmektedir. Almanya’ya gelen bir keşiş, burada Hıristiyanlıkla ilgili birçok faydalı çalışmalar yapar. Efsaneye göre ilk noel ağacını da o yapar. Keşiş, süslemek için köknar ağacını seçer. Çünkü ona göre köknarın üçgen biçimi Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’u temsil etmektedir. Keşişten etkilen insanlar, köknarı “Tanrı’nın ağacı” olarak görmeye başlar. 12. yüzyıldan itibaren Noellerde köknar ağaçları Hırıstiyanlığın sembolü olarak Avrupa’da yaygın bir şekilde kullanılmaya başlar. Sonraları bu gelenek Pensilvanyalı göçmenlerle Amerika’ya ulaşır.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-868" title="Garip_ama_gercek_ana_manset_02" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/12/Garip_ama_gercek_ana_manset_021.jpg" alt="Garip_ama_gercek_ana_manset_02" width="576" height="320" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=867</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bu ünlü kişiyi tanıdınız mı?</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=856</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=856#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 11 Dec 2009 14:05:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=856</guid>
		<description><![CDATA[Altın Kızlar&#8216;ı hatırlasınız. 80&#8242;lerin ünlü dizisi. Dorothy, Rose, Blanche ve Sophia.  Doğrusunu söylemek gerekirse, altın kızlar hiçbir zaman benim favori dizilerimden biri olmadı. Ama biraz da alternatifsizlikten, bu diziyi o zamanlar birçok insan gibi ben de çok seyrederdim. Bu yazının konusu aslında &#8220;altın kızlar&#8221; değil. Ama onlar hakkında da birkaç satır birşey yazmadan duramadım. Bazen TV dizilerine [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Altın Kızlar</strong>&#8216;ı hatırlasınız. 80&#8242;lerin ünlü dizisi. Dorothy, Rose, Blanche ve Sophia.  Doğrusunu söylemek gerekirse, altın kızlar hiçbir zaman benim favori dizilerimden biri olmadı. Ama biraz da alternatifsizlikten, bu diziyi o zamanlar birçok insan gibi ben de çok seyrederdim.</p>
<p>Bu yazının konusu aslında &#8220;altın kızlar&#8221; değil. Ama onlar hakkında da birkaç satır birşey yazmadan duramadım.</p>
<p>Bazen TV dizilerine ünlü oyuncular konuk olur. Örneğin &#8220;Friends&#8221;e aralarında Bruce Willis&#8217;in ve Brad Pitt&#8217;in de bulunduğu bir çok ünlü oyuncu konuk olarak katılmıştı.  Aşağıda Altın Kızlar dizisinden bir kare görüyorsunuz. Elvis Presley kılığına girmiş bir sürü adam var. Bunların arasında ünlü bir yönetmen de var. Arka sıraya dikkatlice bakın. Ünlü yönetmeni tanıyabildiniz mi?</p>
<p><img title="Garip_ama_gercek_ana_manset_01" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/12/Garip_ama_gercek_ana_manset_012.jpg" alt="Garip_ama_gercek_ana_manset_01" width="576" height="320" /></p>
<p>Büyük ihtimalle tanımadınız. Çünkü yönetmen Quentin Tarantino o sıralar 25 yaşındaydı ve daha ünlü bir adam değildi.  Zaten Tarantino bu diziye de ünlü biri olarak değil, film dünyasına adım atmak isteyen bir genç adam olarak para kazanmak amacıyla katılmıştı.  Yıl 1988&#8242;di ve Tarantiono daha ne Rezarvuar köpeklerini ne de Pulp Fiction&#8217;ı çekmişti.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-864" title="quentin" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/12/quentin.jpg" alt="quentin" width="300" height="227" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=856</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Tabanı yarık ayan ve rical</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=850</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=850#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Dec 2009 08:37:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=850</guid>
		<description><![CDATA[Devlet idaresinde ilk bütçe 17. yüzyıl ortalarında Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda yapılmıştır. Bugünkü anlamda bir devlet bütçesi değildi; devlet idaresinde bütçe yapmak zorunluluğunu gösteren basit bir gelir-gider defteriydi; fakat ortaya hayatî bir fikir atması bakımından büyük işti. &#8220;Devlet bütçesinin babası&#8221; diyebileceğimiz bu defter, IV. Mehmed&#8217;in sadrazamı Tarhuncu Ahmed Paşa tarafından düzenlettirilmişti. Çok  namuslu, toksözlü ve mert ve cahil bir adam olan Tarhuncu [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Devlet idaresinde ilk bütçe 17. yüzyıl ortalarında Osmanlı İmparatorluğu&#8217;nda yapılmıştır. Bugünkü anlamda bir devlet bütçesi değildi; devlet idaresinde bütçe yapmak zorunluluğunu gösteren basit bir gelir-gider defteriydi; fakat ortaya hayatî bir fikir atması bakımından büyük işti. &#8220;Devlet bütçesinin babası&#8221; diyebileceğimiz bu defter, IV. Mehmed&#8217;in sadrazamı Tarhuncu Ahmed Paşa tarafından düzenlettirilmişti.</p>
<p>Çok  namuslu, toksözlü ve mert ve cahil bir adam olan Tarhuncu Paşa, devlet masrafının gelirden fazla olduğunu görmüş, bir denge kurmak için birçok masrafları, tahsisatı kesmiş ve bu arada bilhassa boş yere hazineden para alan saray kullarına ağır bir darbe vurmuştu. Pek tabiî çok düşman kazanmış, bunlann entrikalarıyla da hiçbir günahı, kusuru yokken cellada verilmişti.</p>
<p>Tarih kitapları, Tarhuncu Paşa&#8217;dan bahsederlerken, tuhaf, garip, tuhaflığı ve garipliği kadar hazin bir vaka kaydederler; Ahmed Paşa sadrazam olunca, sarayda ve dışanda nüfuz sahibi bazı ricale <em>(Yüksek makamlardaki devlet adamları)</em> karşı kendisinin hiçbir nüfuza boyun eğmeyeceğini göstermek istemiş, &#8220;Halk kılıçtan korkar!&#8221; diyerek, bir gece zindanlarda ve kürekte bulunan kırk elli kadar fakir mahkûmu çıkartmış, sırtlarına kenarları işlemeli gömlek ve uçkurları sırmalı donlar giydirerek boyunlarını vurdurtmuş, güya idam edilmiş ayan ve ricalden kimseler imiş gibi, cesetlerini İstanbul&#8217;un kalabalık semtlerine bıraktırmıştı.</p>
<p>Fakat şehirli, bu biçarelerin kaba cüsselerine, ellerine ve ayaklarının nasırlarına, tabanlarının yarıklarına bakarak, &#8220;Tarhuncu Paşa&#8217;nın zindandan çıkmış tabanı yarık ayan ve rical&#8221; diye sadrazamla alaya başlamıştı.</p>
<p><strong><em>Kaynak: Reşad Ekrem Koçu</em></strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=850</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Dalkavukların Tarifesi</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=845</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=845#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 04 Dec 2009 12:40:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[dalkavuk]]></category>
		<category><![CDATA[dalkavukların narhı]]></category>
		<category><![CDATA[dalkavukların tarifesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=845</guid>
		<description><![CDATA[Günümüzde dalkavukluk bir ruh ve yaradılış meselesidir. Artık meslek olmaktan çıkmıştır. Fakat Tanzimat'tan evvelki devirde dalkavukluk tüzüğü ve önceden belirlenmiş fiyatlara göre çalışan bir esnaf grubuydu.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Günümüzde dalkavukluk bir ruh ve yaradılış meselesidir. Artık meslek olmaktan çıkmıştır. Fakat Tanzimat&#8217;tan evvelki devirde dalkavukluk tüzüğü ve önceden belirlenmiş fiyatlara göre çalışan bir esnaf grubuydu. Topkapı Sarayı arşivinde I. Mahmud devrine ait bir arzuhalde şunlar yazmaktadır:</p>
<blockquote><p>Devletli, iyiliksever, merhametli efendim, Kimsesiz dalkavuk kullarınızın dilekçesidir: her sene Ramazanı Şerif geldiğinde, İstanbul&#8217;da, davetli davetsiz iftarlara gideriz; ulemanın, devlet adamlarının ve diğer büyüklerin, mevki sahiplerinin sofralarında çeşitli nefis yemekler, şerbetler&#8230; yer ve içeriz; üstüne göbek tütünü ve kahveyle ikram görürüz. Lakin içimizde bazı terbiyesizler vardır. Bunlar edebe uymayan hareket ve tavırlarıyla efendilerimizi gücendirmekte, zararı da hepimize dokunmaktadır. Dalkavukluk sağlam bir nizama bağlanmazsa cümlemizin açlıktan öleceğimiz aşikârdır. &#8230;</p>
<p>Dalkavuk kulları</p></blockquote>
<p>Yine bu vesikada bir &#8220;dalkavuk narhı&#8221;ndan (Tüketiciyi korumak amacıyla, özellikle temel ihtiyaç maddeleri için resmî makamlarca belirlenen ve her yerde geçerli olan fiyat) bulunmaktadır. Yapılacak çeşitli eğlencelere göre dalkavuklara konulacak narh da şudur:</p>
<ul>
<li>Dalkavuğun burnuna fiske vurma (fiske başına): 20 para.</li>
<li>Başına kabak vurma: 30 para.</li>
<li>Yüzünü tokatlama (tokat başına): 30 para.</li>
<li>Oturduğu minderden ve setten aşağı yuvarlama: 30 para.</li>
<li>Merdivenden aşağı yuvarlama: 180 para. (Bir yeri incinir, kırılırsa tedavi ve cerrah parasını şakayı yapan verir.)</li>
<li>Çıplak başına tokat atma (tokat başına): 45 para.</li>
<li>Elinde beş on kıl kalmak ve dişlerini leylek gibi çatırdatmak şartıyla sakal zelzelesine: 60 para.</li>
<li>Sakal boyamasına: 60 para. (Sakalının yansı veya cümlesi arpa boyunca kırkılırsa, latifeyi yapan, dalkavuğun üç aylık nafakasını verir. Bu nafaka ayda 30 kuruştan 90 kuruştur.)</li>
<li>Dalkavuğun kafasına iri bir yumruk indirme (yumruk başına): 40 para.</li>
<li>Ellerine ve ayaklarına domuz topu bağlama: 40 para.</li>
<li>Yüzüne mürekkep ve kömürle kara sürme: 37 para.</li>
<li>Kuyruğu dışanda kalmamak üzere bir fındıksıçanını ağzının içine kapatma: 400 para.</li>
<li>Sakız dolabına (bostan dolabı) bağlanarak su içinde bir miktar durdurulmak şartıyla bostan kuyusunda bir devrine: 600 para. (Bu latifeye birden fazla her devir için aynca 100 para verilir. Dalkavuk boğulur ölürse cenaze masrafı latifeyi yapana aittir.)</li>
<li>Bir tarafının üzengisi <em>(eyerin iki yanındaki demir halka)</em> olmayarak haşarıca bir hayvana bindirilip seyrinden hoşlanılırsa: 300 para.</li>
<li>Bir salkım üzümün sapıyla beraber yedirilmesi: 40 para.</li>
</ul>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=845</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Şarap SPA&#8217;sı</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=832</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=832#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 02 Dec 2009 10:11:22 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[Yeme-İçme]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=832</guid>
		<description><![CDATA[Son günlerde bir SPA modası yürüdü gitti. SPA&#8217;nın açılımı için birçok farklı şeyler söyleniyor. Fakat Türkçe karşılığı için suyla yapılan bakım ya da suyla gelen sağlık  diyebiliriz.   Bildiğiniz gibi Japonlar biraz da geleneklerini korumak maksadıyla uzun yıllar dış dünyaya oldukça mesafeli durdular. Belki de bu yüzden bazı ilginç adetlerini korumayı becerdiler. Aşağıdaki fotoğraf Japonya&#8217;da çekilmiş. Ziyaretçiler Hakone&#8217;deki bir [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Son günlerde bir SPA modası yürüdü gitti. SPA&#8217;nın açılımı için birçok farklı şeyler söyleniyor. Fakat Türkçe karşılığı için suyla yapılan bakım ya da suyla gelen sağlık  diyebiliriz.  </p>
<p>Bildiğiniz gibi Japonlar biraz da geleneklerini korumak maksadıyla uzun yıllar dış dünyaya oldukça mesafeli durdular. Belki de bu yüzden bazı ilginç adetlerini korumayı becerdiler.</p>
<p>Aşağıdaki fotoğraf Japonya&#8217;da çekilmiş. Ziyaretçiler Hakone&#8217;deki bir açık hava şarap spa&#8217;sında Beaujolais Nouveau tadıyorlar. Fakat gördüğünüz gibi önemli bir ayrıntı var. İnsanlar kadehlerine şarap doldurup havuza girip keyif yapmıyorlar. Şarap dolu bir havuza giriyorlar ve içinde yüzdekleri havuzdan şarap içiyorlar. Umarım içtikleri şarabın etkisiyle üzerlerine rehavet çöküp de bazı zorunlu ihtiyaçlarını gidermek için tuvalete gitmeye üşenmiyorlardır. (!)</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-833" title="Garip_ama_gercek_ana_manset_01" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/12/Garip_ama_gercek_ana_manset_01.jpg" alt="Garip_ama_gercek_ana_manset_01" width="576" height="320" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=832</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Damada &#8220;eşek&#8221; şakası</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=827</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=827#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 30 Nov 2009 19:33:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Komik ama Gerçek!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=827</guid>
		<description><![CDATA[Aydın'ın Nazilli ilçesinde, geleneksel düğün şakasına kurban giden damat, eşek sırtında sabaha kadar ilçede dolaştırıldı.]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Aydın&#8217;ın Nazilli ilçesinde, geleneksel düğün şakasına kurban giden damat, eşek sırtında sabaha kadar ilçede dolaştırıldı.</strong></p>
<p><img class="alignnone" title="Damada yapılan şaka" src="http://i.sabah.com.tr/2009/11/28/Haber/451592575000.jpg" alt="" width="200" height="160" /></p>
<p>İlçede Nurhan Başay ile dünyaevine giren damat Eser Başay, düğün sonrasında evine gitmek için gelin arabasına binerken, yolu arkadaşları tarafından kesildi. Evlenen arkadaşlarına düğün sonrasında defalarca şaka yapan Eser Başay, bu kez sıranın kendisine geldiğini anladı.</p>
<p>Arkadaşları, sabaha kadar eşek sırtında ilçe sokaklarında gezmediği takdirde gelini kendisine vermeyeceklerini söyleyince Başay, damatlık giysileriyle eşeğe bindi. İlçe sokaklarında arkadaşları eşliğinde eşekle dolaşan Başay, hayvanın kalabalıktan zaman zaman huysuzlanması nedeniyle zor anlar yaşadı. Eşekten düşmeden sabaha kadar ilçeyi turlayan Başay, sonunda evine gidebildi.</p>
<p>Damat Eser Başay, &#8221;Ben de arkadaşlarıma düğünlerinde şaka yapmıştım. Sıra bana geldi. Arkadaşlarım yaptığım şakaların intikamını aldı&#8221; dedi.</p>
<p><strong>Kaynak: Sabah Gazetesi, 29 Kasım 2009 Pazar</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=827</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kedi Konservesi</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=122</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=122#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 21 Nov 2009 16:12:52 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Komik ama Gerçek!]]></category>
		<category><![CDATA[kedi]]></category>
		<category><![CDATA[kedi konserve]]></category>
		<category><![CDATA[kedi maması]]></category>
		<category><![CDATA[konserve]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=122</guid>
		<description><![CDATA[Bezelye konservesi değil.... Kedi konserve, kedi...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2008/01/kedi_konserve.JPG" alt="kedi_konserve.JPG" /></p>
<p>Bezelye konservesi değil&#8230; Kedi konserve!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=122</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Fatih Camii&#8217;ni kim yaptırmıştır?</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=817</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=817#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 23:14:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[deprem]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Camii]]></category>
		<category><![CDATA[Fatih Sultan Mehmed]]></category>
		<category><![CDATA[III. Mustafa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=817</guid>
		<description><![CDATA[İstanbul’un Fatih semtinde bulunan Fatih Camii'ni kimin yaptırdığını biliyor musunuz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-818" title="fatih_camii" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/11/fatih_camii.jpg" alt="fatih_camii" width="500" height="393" /></p>
<p>İstanbul’un Fatih semtinde bulunan Fatih Camii, Fatih Sultan Mehmed tarafından yaptırılmıştır. 1463’te inşaata başlanmış ve 1470 Ocak ayında bitmiştir. Mimarı Sinanüddin Yusuf bin Abdullah&#8217;tır. 1766 depreminde zarar gördüğünden; Fatih Cami, III. Mustafa tarafından 1767–1771 senelerinde Mimar Mehmed Tahir Ağa&#8217;ya yeniden yaptırılmıştır. <strong>Yani bugün bizim gördüğümüz cami, Fatih Sultan Mehmed&#8217;in inşa ettirdiği değil, III. Mustafa&#8217;nın yaptırdığı camidir.</strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=817</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Beyoğlu&#8217;nun hikayesi</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=807</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=807#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 20 Nov 2009 22:48:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[Beyoğlu]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=807</guid>
		<description><![CDATA[Beyoğlu semtinin adının nereden geldiğini biliyor musunuz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-813" title="beyoglu_2" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/11/beyoglu_2.gif" alt="beyoglu_2" width="550" height="328" /></p>
<p>Kanuni devrinde Venedik Cumhuriyeti&#8217;nin Alvaryo Gritti isimli elçisinin bugünkü Taksim civarında bir sarayı vardı. Kendisine yazılan resmi evrakta &#8220;Beyoğlu&#8221; diye hitap edilirdi. Beyoğlu semtinin adı buradan geldiği söylenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=807</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İlginç otomobil</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=799</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=799#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 18 Nov 2009 10:18:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Nostalji]]></category>
		<category><![CDATA[1957 T-Bird coupe]]></category>
		<category><![CDATA[kürklü otomobil]]></category>
		<category><![CDATA[Sandra Giles]]></category>
		<category><![CDATA[T-Bird]]></category>
		<category><![CDATA[Thunderbird]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=799</guid>
		<description><![CDATA[Yukarıdaki fotoğrafta ilk başta gözümüze garip gelen bir durum yok.  Benzerlerine sık rasladığımız sıradan bir otomobil tanıtım fotoğrafı: Güzel bir kadın güzel bir otomobilin üzerine oturup poz vermiş hepsi bu. Fakat dikkat!  Fotoğraf çok net olmayabilir ama yine de otomobile dikkatli bakmaya çalışın... Bir tuhaflık gördünüz mü? Görmediniz mi. O zaman yazının devamını okuyun.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-800" title="manset_gorseli" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/11/manset_gorseli10.jpg" alt="manset_gorseli" width="576" height="323" /></p>
<p><strong>Yukarıdaki fotoğrafta ilk başta gözümüze garip gelen bir durum yok.  Benzerlerine sık rasladığımız sıradan bir otomobil tanıtım fotoğrafı: Güzel bir kadın güzel bir otomobilin üzerine oturup poz vermiş hepsi bu. Fakat dikkat!  Fotoğraf çok net olmayabilir ama yine de otomobile dikkatli bakmaya çalışın&#8230; Bir tuhaflık gördünüz mü? Görmediniz mi. O zaman yazının devamını okuyun.</strong></p>
<p>Otomobilin üzerinde oturan kadın, 1932 doğumlu aktris Sandra Giles. Bu fotoğraf 1958&#8242;de yayımlanmış. Yani Sandra henüz 26 yaşında ve o yıllarda ABD&#8217;de çok popüler. Üstünde oturduğu otomobil de ABD&#8217;de en az Sandra kadar popüler. 1957 model bir T-bird. Yani Ford&#8217;un 11 seri üreteceği Thunderbird modelinin ilk serisinden.</p>
<p>Şimdi sıra işin garip tarafında geldi. <strong>Bu otomobilin her yanı (yani sadece içi değil dışı da) kürkle kaplıymış.</strong></p>
<p><strong>&#8220;</strong>İçini anladık da dışına ne gerek vardı&#8221; diye düşünmeden ve &#8220;acaba yağmurlu havalarda ne yapıyorlardı&#8221; diye sormadan durmak ise pek mümkün değil gibi&#8230;</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-805" title="sg11" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/11/sg11.jpg" alt="sg11" width="575" height="763" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=799</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Yüzden fazla çocuğu olan padişah</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=794</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=794#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 17 Nov 2009 13:19:47 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[102 çocuklu padişah]]></category>
		<category><![CDATA[III. Murad]]></category>
		<category><![CDATA[III. Murat]]></category>
		<category><![CDATA[kardeş katli]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=794</guid>
		<description><![CDATA[Şehzade Mehmet tahta çıkınca ilk işi kardeşlerini öldürtmek oldu. Bunların en büyükleri 17 - 18 yaşlarındaydı. ]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>III. Murad&#8217;ın çeşitli kadınlardan, oğlan ve kız 102 çocuğu olmuştu. Ölümünde bunlardan 20 erkek evladı hayattaydı. En büyük Şehzade Mehmed, padişah oldu ve padişah olur olmaz, öbür 19 kardeşini idam ettirdi. Bunlardan Mustafa ve Bayezid on yedi- on sekiz yaşlarında, Osman ve Abdullah on üç-on beş yaşlannda, geri kalan 15&#8242;i de henüz meme çocuğuydular, analarının bağrından feryat ve figan içinde alınarak cellada verildiler. Bu vakalar, Osmanlı hanedanı tarihinin en korkunç cinayetlerindendir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=794</wfw:commentRss>
		<slash:comments>2</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başıyla oynanan vezir</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=787</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=787#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 16 Nov 2009 08:46:56 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[başı kesilen vezir]]></category>
		<category><![CDATA[başıyla top gibi oynanan vezir]]></category>
		<category><![CDATA[Doğancı Kara Mehmed Paşa]]></category>
		<category><![CDATA[III. Mehmet]]></category>
		<category><![CDATA[Kara Mehmed Paşa]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=787</guid>
		<description><![CDATA[Padişah büyük bir ıstırap içinde Mehmed Paşa'yı feda etti. Paşa divandan kaldırılıp "siyaset meydanı"na (Ölüm cezalarının uygulandığı yer) götürüldü. Orada paşanın başı kesildi. Ama askere paşayı öldürmek yetmemişti...]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>16. yüzyıl sonlarında III. Mehmed devrinin önemli vezirlerinden <strong>Doğancı Kara Mehmed Paşa</strong> aslında bir Ermeni dönmesiydi. Daha şehzadeliği sırasından III. Mehmed&#8217;in yanına girmişti. Kara Mehmed Paşa terbiyesi, zarifliği, esprileriyle III. Mehmed&#8217;in has nedimleri arasına girmişti.</p>
<p>Doğancı Kara Mehmed Paşa&#8217;nın arası Bosnalı İbrahim Paşa&#8217;yla iyi değildi. Bu durum Mehmed Paşa&#8217;yı kendisini felakete sürükledi. Gayet kurnaz ve sinsi olan İbrahim Paşa düşmanını mahvetmek için, makamının geniş yetkisini kullanamadı. Çünkü padişahtan çekiniyordu. İbrahim Paşa el altından askeri teşvik etti.</p>
<p>Askere ulufe (aylık) dağıtılacağı bir divan gününde asker para almadı. Bunun üzerine asker, Kara Mehmed Paşa&#8217;nın başını istedi ve ayak diredi; &#8220;Padişah Mehmed Paşa&#8217;yı bize tercih ederse biz de bizi seven bir şehzadeyi ona tercih ederiz&#8221; dediler.</p>
<p>Padişah büyük bir ıstırap içinde Mehmed Paşa&#8217;yı feda etti. Paşa divandan kaldırılıp &#8220;siyaset meydanı&#8221;na (Ölüm cezalarının uygulandığı yer) götürüldü. Orada paşanın başı kesildi. Kesik başı alan yeniçeriler ile sipahiler, saray avlularından Atmeydanı&#8217;na kadar, top gibi, ayaklarıyla vurarak oradan oraya yuvarlaya yuvarlaya götürdüler.  Kesik başı onların elinden almak bir türlü mümkün olmuyordu. Nihayet Mehmed Paşa&#8217;nın  sadık kâhyası kesik kelleyi 400 altına satın aldı ve gövdesinin yanına koyarak defnettirdi.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=787</wfw:commentRss>
		<slash:comments>4</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>İbrahim Efendi&#8217;nin yaptığı denizaltı</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=781</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=781#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 12 Nov 2009 09:47:12 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Bilim ve teknoloji]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[ilk denizaltı]]></category>
		<category><![CDATA[timsah şeklindeki ilk denizaltı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=781</guid>
		<description><![CDATA[1719’da III. Ahmed, Süleyman, Mehmed, Mustafa ve Bayezid isimlerindeki dört şehzadesi ile İstanbul'dan 5.000 fakir çocuğu sünnet ettirmişti. Bu muhteşem düğün Okmeydanı'nda olmuştu ve on beş gün on beş gece sürmüştü. Sünnet için denizde yapılan eğlencelerde herkesin dikkatlerini çeken bir sahne olmuştu...
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>1719’da III. Ahmed, Süleyman, Mehmed, Mustafa ve Bayezid isimlerindeki dört şehzadesi ile İstanbul&#8217;dan 5.000 fakir çocuğu sünnet ettirmişti. Bu muhteşem düğün Okmeydanı&#8217;nda olmuştu ve on beş gün on beş gece sürmüştü.</strong></p>
<p>Sünnet için denizde yapılan eğlencelerde herkesin dikkatlerini çeken bir sahne olmuştu: padişah Aynalıkavak Kasrı&#8217;ndaydı, hemen bütün İstanbul halkı kayıklarla Halic&#8217;e dökülmüştü. Seyirci kayıkları o kadar çoktu ki, denizin yüzü kayıkla örtülmüştü. Kürekleri kımıldatmanın bile imkânı yoktu. Gemiler tıklım tıklım doluydu. Eski mimarbaşı İbrahim Efendi&#8217;nin dev bir timsah yapmıştı. İbrahim Efendi’nin timsahı binlerce insanı hayretten hayrete düşürdü. Bu timsah kopyası, üst çenesini açıp kapayarak deniz yüzünde yarım saat kadar dolaşmış, sonra denize dalmıştı. Zevkle seyredilen bu timsah çok takdir edilmişti. Fakat bir saat sonra battığı yerden tekrar deniz yüzüne çıkınca, takdirler bir heyecan ve hayrete kalp olmuştu. Timsah bu sefer ağzını açıp durmuştu. Açılan ağzından rengârenk giysilerle beş tane rakkas fırlamış, timsahın sırtına binerek dans etmeye başlamıştı.</p>
<p><strong>İbrahim Efendi&#8217;nin bu timsahına 18. yüzyılın başında denenmiş ilk denizaltı gemisi olarak bakmak mümkündür.</strong></p>
<p><strong> </strong></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=781</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cha Sa-soon&#8217;un sürücü belgesi tefrikası</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=772</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=772#comments</comments>
		<pubDate>Tue, 10 Nov 2009 13:45:29 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Diğer]]></category>
		<category><![CDATA[ehliyet]]></category>
		<category><![CDATA[Güney Kore'li yaşlı kadın]]></category>
		<category><![CDATA[ısrar]]></category>
		<category><![CDATA[sürücü belgesi]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=772</guid>
		<description><![CDATA[Güney Kore’de sürücü belgesi almak isteyen bir kadın yazılı sınavı geçmek için 2005 yılının Nisan ayından beri uğraşıyormuş. Kadının bitmek tükenmek bilmeyen bu ısrarı sonuç vermiş ve sınavı geçmiş. Peki kadın bu süre içinde kaç defa sınava girmiş biliyor musunuz?]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><img class="aligncenter size-full wp-image-773" title="manset_gorseli" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/11/manset_gorseli6.jpg" alt="manset_gorseli" width="576" height="369" /></p>
<p>Güney Kore&#8217;de sürücü belgesi almak isteyen bir kadın yazılı sınavı geçmek için 2005 yılının Nisan ayından beri uğraşıyormuş. Kadının bitmek tükenmek bilmeyen bu ısrarı sonuç vermiş ve sınavı geçmiş. Peki kadın bu süre içinde kaç defa sınava girmiş biliyor musunuz? Tam 950 kere. Kabaca bir hesap yaparsak o zamandan bu zamana kadar 4,5 yıl geçmiş. Bu da aşağı yukarı 1600 gün ediyor. yani kadın neredeyse geçen tüm bu vaktin %60&#8242;ını bu işe harcamış. 68 yaşındaki Cha Sa-soon girdiği son sınavdan 60 puan alarak geçmiş. Ama Cha Sa-soon&#8217;un öyle hemen direksiyon başına geçebileceğini sanıyorsanız yanılmış olursunuz. Çünkü yazılı sınavı geçmiş olması Cha Sa-soon&#8217;un sadece direksiyon sınavına girmeye hak kazanmasını sağlamış. Cha Sa-soon Teyzeye bol şans diliyoruz. Umarız ki o ehliyet sınavına başvurduğu sırada ilkokula başlayan çocuklar üniversiteye gitmeden ehliyetini almış olur.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=772</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Hidayet Camii&#8217;nin hikayesi</title>
		<link>http://www.garipamagercek.net/?p=762</link>
		<comments>http://www.garipamagercek.net/?p=762#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 09 Nov 2009 11:40:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Sağlık]]></category>
		<category><![CDATA[Tarih]]></category>
		<category><![CDATA[Türk tarihi]]></category>
		<category><![CDATA[salgın hastalık]]></category>
		<category><![CDATA[veba salgını]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.garipamagercek.net/?p=762</guid>
		<description><![CDATA[Veba salgını İstanbul’da korkunç bir hal almıştı. Padişahın emriyle sur kapılarına gizli memurlar konulmuştu. Bunlar kapılardan çıkan cenazeleri tespit ediyorlar. Bir günde her kapıdan 50-60 ile 300 arasında cenaze çıkıyordu. Tabii bunların dışında şehrin içinde gömülenler de vardı.
]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p><strong>Son günlerde domuz gribi en çok konuşulan konuların başında geliyor. Salgın bir hastalık olması nedeniyle herkes kendine göre bir tedbir almaya çalışıyor. Eski zamanlarda da dönem dönem salgın hastalıklar görülürdü. En müthiş salgınlardan biri de 1812’de veba salgınıydı.</strong></p>
<p>Veba salgını İstanbul’da korkunç bir hal almıştı. Padişahın emriyle sur kapılarına gizli memurlar konulmuştu. Bunlar kapılardan çıkan cenazeleri tespit ediyorlardı. herbir kapıdan günde 50-60 ile 300 arasında cenaze çıkıyordu. Tabii bunların dışında şehrin içinde gömülenler de vardı.</p>
<p>Bir buçuk ay içinde İstanbul&#8217;da her gün 850-900 kişi ölmüş, ramazanda ise ölü sayısı 1200&#8242;e kadar çıkmıştı. Hastalığın en şiddetli hüküm sürdüğü semtler, bilhassa ayaktakımının, bekâr taifesinin kalabalık olduğu Tahtakale, Galata ve Üsküdar&#8217;dı. Buralardaki bekâr odaları birer veba yuvası halindeydi. Hükümet ilk tedbir olarak bu bekâr odalarının yıktırılmasını emretti, odalar bir gün içinde yıkıldı.</p>
<p>Bu işe memur olanlar, tüyler ürpertici manzaralarla karşılaştılar: ölenlerin çoğu, sokaklarda yıkanıp birer tahta parçası üzerine konularak götürülüyordu; yıkılan odalarda, unutulmuş, kokuşmuş yüzlerce ölü bulundu, bunların arasında da birçok uygunsuz gençler, fahişeler, bu fahişelerin beşikte çocukları görüldü.</p>
<p>Bahçekapı&#8217;da bir sokak vardı ki, büyük şehrin has manada bir batakhanesiydi ve halk ağzında &#8220;Melek girmez sokağı&#8221; denilirdi ki, bu müthiş vebadan sonra devrin Padişahı II. Mahmud bu sokakta bir cami yaptırmış, adını &#8220;Hidayet (doğru yol) Camii&#8221; koymuştu.</p>
<p><img class="aligncenter size-full wp-image-763" title="manset_gorseli" src="http://www.garipamagercek.net/wp-content/uploads/2009/11/manset_gorseli5.jpg" alt="manset_gorseli" width="576" height="432" /></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.garipamagercek.net/?feed=rss2&amp;p=762</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
