ABD’de çizgi filmlerin Altın Çağı, ilk sesli çizgi filmin yapıldığı 1928’de başlamış; 1940’ların ortasında zirveye çıkmış ve 1960’larda sona ermişti. Birçok ünlü çizgi film kahramanı bu dönemde doğmuştu: Miki Fare, Ördek Daffy, Donald Amca, Bugs Bunny, Temel Reis, Ağaçkakan Woody, Tom ve Jerry…

İlk uzun metrajlı çizgi filmler de yine bu dönemde yapılmaya başlandı. Bunların içinde Walt Disney’inkiler en dikkat çekenlerdi: Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler (1937), Pinokyo (1940), Fantasia (1940), Dumbo (1941) ve Bambi (1942)

1927’de sesli filmlerin yapılmasıyla sinema endüstrisinde yeni bir dönem başladı. İki yıl içinde bu devrim çizgi film dünyasına da sıçradı.

Walt Disney o sıralarda büyük bir riske girerek, baştan sona sesli ilk çizgi filmi yaptı: “Steamboat Willie”. Miki Fare’nin başrolde olduğu bu film çok beğenildi. Filmin ilk kez gösterime girdiği 18 Kasım 1928 tarihi de Miki Fare’nin doğum günü olarak kabul edildi.

Pearl Harbor’un bombalanıp, Aralık 1941’de ABD’nin İkinci Dünya Savaşı’na girdiği yıllarda, ABD halkı filmin konusu ne olursa olsun sinema salonlarına koşuyordu.

Hükümet ünlü Hollywood yönetmenlerine belgesel filmler çektirmek için bir fon ayırmıştı. Bu filmler arasında John Ford’un 1942’de çektiği “Midway Savaşı” da vardı. Film, Japonların Midway’de Amerikan gemilerine saldırmasıyla ilgiliydi.

Uzun metrajlı filmlerin öncesinde izleyiciler, çoğu hükümet tarafından hazırlatılmış propaganda amaçlı çizgi filmleri izliyordu. Walt Disney de bu tarzda filmler yapmıştı. Bunlardan “Out of the Frying Pan Into the Firing Line”da (1942) Miki Fare ilk kez askeri üniformayla görülüyordu.  Donald Amca da “Der Fuehrer’s Face” (1942) isimli bir filmde rol almıştı.

Der Fuehrer’s Face isimli çizgi filmde Donald Amca Nazilerin ülkesinde yaşamaktadır. Hayatından hiç memnun değildir. Adeta bir robota dönmüştür. Zorla bir silah fabrikasında çalıştırılmaktadır. Fakat aslında bunların tümü Donald’ın gördüğü bir kabustur. Donald sonunda bu kabustan uyanır. Odasında Özgürlük Anıtının küçük bir maketi vardır. Donald koşarak onun yanına gider ve öper. Film de bu şekilde biter.

Haftalık Life dergisinin 31 Ağustos 1942’de yayımlanan sayısında Walt Disney’in savaş döneminde yaptığı çalışmalardan söz edilmişti.

Bir yavru geyiğin hikayesini anlattıkları Bambi’den sonra, Walt Disney’in toplam 550 çalışanından %90’ı artık sadece savaşla ilgili çizgi film projelerinde yer alıyordu. Hükümet halka kolayca ulaşabilmek için Disney kahramanlarının popülaritesinden faydalanmayı amaçlıyordu. Disney’in en iyi müşterisi olan Deniz Kuvvetleri, 50 çizgi film siparişi vermişti. Bunların çoğu askerlerin eğitimlerinde kullanılacaktı.

Hükümetle yapılan anlaşmalar stüdyoya para getirse de, bu iş pek kazançlı değildi. Çoğu zaman ancak masrafları karşılayabiliyordu.

Savaş sonrasında Disney stüdyosu borç içindeydi. 1946’da yaptıkları “Song of South” (Güneyin Şarkısı) filminde gerçek oyuncular ve çizgi kahramanlar bir arada oynadı. Fakat eleştirmenler tarafından pek beğenilmeyen film, bu da yetmezmiş gibi ırkçı olmakla da suçlandı.

1966’nın sonlarında kansere yakalanan Walt Disney 30 Kasım’da hastaneye yatırıldı ve  15 Aralık’ta da hayata veda etti.

 

Kaynak: Barış Özkök’ün 18 Kasım 2007 tarihinde Akşam gazetesinde yayımlanan yazısı.

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı için görüşlerinizi paylaşmak ister misiniz?
Aşağıdaki formu kullanabilirsiniz. Yorumunuz en kısa sürede değerlendirilip, yayımlanacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir