Hayalet tabiri, ölü bir insanın ruhunu ya da görüntüsünü tanımlar. Bu ruhun başka bir dünyada yaşadığına inanılır. Hayalet inancı, insan ruhunun bedenden ayrılabildiği ve kişinin ölümünden sonra da varlığını sürdürdüğü görüşüne dayanır. Hayaletlerin görünüp, nesnelerin yerlerini değiştirdikleri, kahkaha ve çığlık sesleri çıkarıp, belirli yerleri sık sık ziyaret edebildikleri söylenir.

Fotoğraf makinasının icadıyla beraber hayalet fotoğrafları da ortaya çıktı. Hayalet fotoğrafı çektiğini iddia eden belki de ilk kişi ABD’li fotoğrafçı William H. Mummler’dır. Fakat Mummler sadece bir tane değil bir sürü hayalet fotoğrafı çektiğini iddia ediyordu. Bunları da yüksek ücretler karşılığında satıyordu.

Sonunda 1869’da Mummler New York’ta mahkemeye çıktı. Dolandırıcılıkla suçlanıyordu. Mummler’a en büyük desteği, çektiği fotoğrafların gerçek olduğuna inanan eski bir yargıç veriyordu. Bu dava ülke genelinde büyük ilgi gördü. Dönemin ünlü dergisi Harper’s Weekly’e kapak oldu. Sonuçta delil yetersizliğinden Mummler’a açılan dava düştü. Mummler tekrar hayalet fotoğraçılığına devam etti. Fakat bu olay onun itibarını çok sarsmıştı. 1884’te borç içinde öldü. Yaptığı son iş ise tüm negatifleri yok etmek oldu.

Mummler’dan sonra da binlerce hayalet fotoğrafı ortaya çıktı. Çoğu oldukça kötü yapılmıştı ve sahte oldukları kolaylıkla anlaşılıyordu. Günümüzde teknoloji sayesinde çok güzel hayalet fotoğrafları yapma olanağı var. Fakat önemli olan fotoğrafa amatör bir hava verebilmektir. Çünkü fotoğraf, amatörce göründüğü oranda gerçekçi olabilmektedir.

 

Kaynak: Barış ÖZKÖK’ün 24 Şubat 2008’de Akşam Gazetesi’nde yayımlanan yazısı

0 yorum yapılmış

Bu yazı için bir yorum yapın

Bu yazı için görüşlerinizi paylaşmak ister misiniz?
Aşağıdaki formu kullanabilirsiniz. Yorumunuz en kısa sürede değerlendirilip, yayımlanacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir